|
Tweet |
TASFİYE KARARI DOĞRU OKUNMALI
SPK’nın tasfiye sürecinin yürütülmesi için Türkiye İş Bankası ve Ziraat Bankası’nı yetkilendirdiğini belirten Çetinkaya, yatırımcıların öncelikle sahip oldukları fonun durumunu ve açıklanan tasfiye takvimini takip etmeleri gerektiğini ifade etti. Resmi açıklamalara göre tasfiye işlemlerinin belirlenen usuller çerçevesinde yürütülmesi öngörülüyor.
Çetinkaya, “131 fonun tasfiyeye konu olması doğal olarak yatırımcıda endişe oluşturabilir. Ancak burada yapılması gereken, kulaktan dolma bilgilerle hareket etmek yerine hangi fonun hangi süreç içerisinde bulunduğunu ve yatırımcıya yönelik işlemlerin nasıl yürütüleceğini resmi kanallardan takip etmektir. Finansal piyasalarda belirsizlik dönemlerinde en büyük hatalardan biri panikle karar vermektir” dedi.
SİSTEMİK RİSK İLE LİKİDİTE SORUNU AYRILMALI
Finansal İstikrar Komitesi, yaşanan hareketliliğin sınırlı sayıdaki portföy yönetim şirketinin bazı fonlarındaki kredi ve likidite sorunlarından kaynaklandığını, sermaye piyasalarının işleyişine ilişkin temel veya yapısal bir risk bulunmadığını açıkladı. Çetinkaya, yatırımcı açısından bu ayrımın önemli olduğunu söyledi.
Çetinkaya, “Belirli fonlarda ortaya çıkan kredi veya likidite problemiyle bütün finansal sistemin risk altında olduğu değerlendirmesi aynı şey değildir. Yetkili kurumların açıklamalarını dikkate almak gerekir. Bununla birlikte yaşanan gelişmeler bize fon seçerken yalnız geçmiş getirinin değil; portföy yapısının, likiditenin, risk seviyesinin ve fonun hangi varlıklara yoğunlaştığının da incelenmesi gerektiğini bir kez daha gösteriyor” ifadelerini kullandı.
KÜÇÜK YATIRIMCI RİSKİNİ DAĞITMALI
18 Eylül’de BIST 100 endeksi yüzde 1,67 gerileyerek 13.284,42 puandan kapanırken, finansal kiralama-faktoring endeksindeki kayıp yüzde 9,41’e ulaştı. Çetinkaya, sert fiyat hareketlerinin özellikle finansal okuryazarlığın ve risk yönetiminin önemini ortaya koyduğunu belirtti.
Çetinkaya, “Küçük yatırımcı bütün birikimini tek bir fon, tek bir sektör veya tek bir yatırım aracında yoğunlaştırmamalı. Yüksek getiri beklentisinin yüksek riskle birlikte gelebileceği unutulmamalıdır. Fonun içeriğini bilmeden yalnız geçmiş performansa bakarak yatırım yapmak doğru bir yaklaşım değildir. Bugün yaşanan süreçten çıkarılması gereken en önemli ders; çeşitlendirme, şeffaflık, likidite ve risk yönetiminin getiriden önce değerlendirilmesidir” dedi.