beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort bayan escort beylikdüzü beylikdüzü escort
Bugun...



Jeofizik Mühendislerinden 17 Ağustos Uyarısı: Deprem Değil, İhmaller Afete Dönüşüyor - GÜNDEM - İnternetin Ajansı

TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, 17 Ağustos 1999 Büyük Marmara Depremi’nin 27’nci yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı açıklamada, Türkiye’nin deprem gerçeğine karşı bilimsel, planlı ve bütüncül önlemler alması gerektiğini vurguladı. Açıklamada, “Unutmadık, unutturmayacağız” denilerek afet öncesi risk azaltma çalışmalarına daha fazla kaynak ayrılması çağrısında bulunuldu.

facebook-paylas
Tarih: 12-08-2026 18:30

Jeofizik Mühendislerinden 17 Ağustos Uyarısı: Deprem Değil, İhmaller Afete Dönüşüyor - GÜNDEM - İnternetin Ajansı

17 AĞUSTOS’UN ACISI 27 YILDIR HAFIZALARDA

17 Ağustos 1999 tarihinde saat 03.02’de Kocaeli’nin Gölcük ilçesi merkezli meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki depremin yaklaşık 45 saniye sürdüğü hatırlatılan açıklamada, resmi kayıtlara göre 18 bin 873 vatandaşın hayatını kaybettiği, 20 binden fazla kişinin yaralandığı belirtildi.

Depremde 285 bin 211 konut ile 42 bin 902 iş yerinin hasar gördüğüne dikkat çekilirken, Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından Ekim 1999’da yapılan araştırmaya göre depremden en yoğun etkilenen dört ilde üretim kaybının 2,4 milyar dolar seviyesinde olduğu ifade edildi.

“AFET OLMADAN ÖNCE ZARAR AZALTILMALI”

Afet sonrasında yaraları sarmak yerine afet öncesinde riskleri azaltmanın önemine dikkat çeken Jeofizik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, AFAD tarafından iller için hazırlanan İl Risk Azaltma Planlarının eksiksiz uygulanması gerektiğini belirtti.

Türkiye’nin aktif deprem kuşağında bulunduğunun altı çizilen açıklamada, depremlerin engellenemeyeceği ancak depremlerin büyük bir afete dönüşmesinin doğru mühendislik, bilimsel planlama ve etkin denetimle önlenebileceği vurgulandı.

İMAR AFLARI VE YAPI DENETİMİNE ELEŞTİRİ

Açıklamada imar afları, dolgu alanlarındaki yapılaşma, uygun olmayan zeminlerdeki yapı stoku ve denetim eksiklikleri eleştirildi. “İmar Barışı” kapsamında mühendislik hizmeti almamış milyonlarca yapının kayıt altına alınmasının deprem güvenliği açısından ciddi riskler doğurduğu savunuldu.

Yapı denetim sisteminin kamusal anlayışla yürütülmesi gerektiği belirtilirken, zemin ve yer mühendisliği çalışmalarının da etkin biçimde denetlenmesi istendi.

İstanbul’daki ilçe belediyelerinde jeofizik mühendisi istihdamının yetersiz olduğuna dikkat çekilen açıklamada, zemin etütlerindeki jeofizik ölçümlerin sahada doğru şekilde yapılıp yapılmadığının uzman mühendisler tarafından denetlenmesi gerektiği ifade edildi.

“KENTSEL DÖNÜŞÜMDE ÖNCELİK RİSK OLMALI”

Kentsel dönüşüm çalışmalarında ekonomik değeri yüksek bölgeler yerine kötü zemin ve riskli yapıların bulunduğu bölgelerin önceliklendirilmesi gerektiğini belirten Oda, dönüşüm politikalarının temel ölçütünün can güvenliği olması gerektiğini kaydetti.

Depreme dirençli kentler oluşturabilmek için mühendislik hizmetlerinin, zemin çalışmalarının ve yapı denetiminin birbirinden ayrı düşünülemeyeceği vurgulandı.

DEPREM SONRASI İLETİŞİM İÇİN “JEOLIFE”

Deprem anı ve sonrasında haberleşmenin kritik önem taşıdığı belirtilen açıklamada, GSM operatörlerinin kesintisiz iletişim sağlayabilmesi için kamu ve özel sektör iş birliğinin güçlendirilmesi çağrısı yapıldı.

Jeofizik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi tarafından geliştirilen “Jeolife” mobil uygulamasının da afet sırasında GSM ve internet hizmetinin sağlanamadığı durumlarda kısa mesafelerde Bluetooth üzerinden iletişim kurulmasına imkân sağlamasının hedeflendiği belirtildi. Uygulamanın ücretsiz ve kişisel veri girişi gerektirmeden kullanılabildiği ifade edildi.

AFET PLANLARINDA ENGELLİLER UNUTULMAMALI

Afet anında engelli vatandaşların güvenli tahliyesine uygun yapıların tasarlanmasının zorunlu olduğuna dikkat çekilen açıklamada, mimari projelerin erişilebilirlik esasına göre hazırlanması istendi.

Odanın her yıl “Afete Hazırlıkta Engellileri Unutma Sempozyumu” düzenlediği hatırlatılarak, karar vericilerin afet politikalarında engelli bireylerin ihtiyaçlarını daha fazla dikkate alması gerektiği vurgulandı.

OKULLARDA AFET BİLİNCİ EĞİTİMİ ÇAĞRISI

Depremlerin yalnızca yapı güvenliği açısından değil, sağlık ve psikolojik etkileri bakımından da değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilen açıklamada, Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığına çağrı yapıldı.

Okullarda afet bilincini artıracak eğitimlerin ders programlarına dahil edilmesi gerektiği belirtilirken, toplumun deprem öncesi, deprem anı ve sonrasında nasıl hareket edeceği konusunda sürekli bilgilendirilmesi gerektiği ifade edildi.

“DEPREM BİLİM KURULU OLUŞTURULMALI”

Kamuoyunda deprem tahminleri konusunda oluşan bilgi kirliliğine de dikkat çekilen açıklamada, uzmanlık alanı dışında yapılan açıklamaların toplumda korku ve paniğe neden olabildiği belirtildi.

Depreme ilişkin kamuoyunu ilgilendiren bilimsel açıklamaların yetkili bir kamu kurumu veya oluşturulacak bir “Deprem Bilim Kurulu” aracılığıyla yapılması önerildi. Bilim insanlarının açıklamalarını bilimsel veriler ve kaynaklarla desteklemesinin önemine dikkat çekildi.

TARİHİ YAPILAR VE ULAŞIM ALTYAPISI DA KORUNMALI

Depremlerde insan hayatının yanı sıra tarihi yapıların da geri dönülemez biçimde kaybedilebildiği belirtilerek, kültürel miras niteliğindeki yapıların incelenmesi, güçlendirilmesi ve yapı sağlığı izleme sistemleriyle sürekli takip edilmesi istendi.

Karayollarının afetlere dayanıklılığına da dikkat çekilen açıklamada, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerde ulaşım altyapısında yaşanan sorunlar hatırlatıldı. Karayolları teknik şartnamelerinde yer bilimleri disiplinlerine ve jeofizik mühendisliği hizmetlerine daha fazla yer verilmesi, Karayolları Genel Müdürlüğünün bölge müdürlüklerinde jeofizik mühendisi istihdamının artırılması talep edildi.

“GÜVENLİ YAPILARDA YAŞAMAK TEMEL BİR HAKTIR”

TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 19. Dönem Yönetim Kurulu, afetlere dayanıklı ve güvenli yapılarda yaşamanın temel bir yaşam hakkı olduğunun altını çizerek şu çağrıyı yaptı:

“Vatandaşlarımız deprem güvenli konutlarda yaşamalı ve oluşturulan bilgi kirliliklerinden uzak tutulmalıdır. Deprem başta olmak üzere tüm afetlere dirençli kentler oluşturmak için planlanan çalışmalar uygulamaya geçirilmelidir.”

Oda, 17 Ağustos 1999 Büyük Marmara Depremi’nin 27’nci yılında hayatını kaybedenleri anarken, benzer acıların yeniden yaşanmaması için bilimin, mühendisliğin, denetimin ve afet öncesi risk azaltma politikalarının esas alınması gerektiğini vurguladı.




Kaynak: 22haber.com.tr




Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
www.youtube.com/channel/UCZN78WhDWllB1Mag7Ul7RIw

Fethiye Belediyesi'nin Çalışmalarını Beğeniyormuşsunuz?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI