|
Tweet |
KANDİLLİ ÜZERİNDEN KURUMSAL ÇÖKÜŞE DİKKAT ÇEKTİ
Türkiye İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı İrfan Uzun, Kandilli’de yaptığı değerlendirmede, bir dönem Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun yönetim binası olarak kullanılan, daha sonra Bulgaristan’dan gelen soydaşlar için geçici barınma merkezi, sağlık meslek lisesi ve hastane olarak hizmet veren yapının bugün enkaza dönüşmesini eleştirdi.
Uzun, geçmişte içerisinde sinema, büyük yemekhane, eğitim, sağlık, üretim ve insan emeği bulunan bir alanın bugün sessizlik ve taş yığınlarıyla anılmasının yanlış kararların ağır sonucunu gösterdiğini belirtti.
İrfan Uzun, “Önce kurumlar zayıflar, sonra değerler kaybolur, sonra yılların emeği yıkıntıya dönüşür. Bugün Türkiye’de sadece binalar değil; kurumlar, hukuk ve demokrasi de tartışılıyor.” ifadelerini kullandı.
DEMOKRATİK ÇÖZÜM YENİDEN SANDIKTIR
Uzun, bir seçim yapılmış, delegeler oy kullanmış, sandık kurulmuş ve sonuç açıklanmışken aradan zaman geçtikten sonra seçim iradesinin tartışmaya açılmasının demokrasi açısından tehlikeli bir süreci beraberinde getirdiğini söyledi.
Bir seçimde şaibe iddiası varsa demokratik çözümün kaybedene makamı masa başında geri vermek değil, yeniden sandığa gitmek olduğunu vurgulayan Uzun, millet iradesinin ancak yine sandıkla yenilenebileceğini ifade etti.
Uzun, “Demokrasi, geçmişi masa başında geri getirme sistemi değildir. Demokrasi, milletin yeniden iradesine başvurma rejimidir. Eğer gerçekten bir sakatlık varsa çözüm bellidir; millet yeniden konuşur, delege yeniden konuşur, sandık yeniden kurulur.” şeklinde konuştu.
SEÇİM GÜVENİ TARTIŞMALI HALE GETİRİLMEMELİDİR
Türkiye İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı İrfan Uzun, birkaç iddia, beyan ya da ifade üzerinden milyonların iradesinin tartışmalı hale getirilmesinin seçim güvenini zedeleyeceğini belirtti. Bu anlayışın yarın başka seçimlere de örnek gösterilebileceğini söyleyen Uzun, hukuk ve siyaset ilişkisinde demokratik meşruiyetin korunması gerektiğini kaydetti.
Uzun, “Yarın bir Cumhurbaşkanlığı seçiminde ‘hile var’ denilse ve seçim iptal edilse, makam doğrudan eski Cumhurbaşkanına mı teslim edilecek? Böyle bir demokrasi olur mu? İnsanlar o zaman ‘Ben neden sandığa gidiyorum?’ diye sormaz mı?” ifadelerini kullandı.
MİLLETİN İRADESİNİN HAKEMİ YİNE MİLLETTİR
İrfan Uzun, Yüksek Seçim Kurulu’nun hukuk mahkemelerinin kararlarının icrasının kendi görev alanında olmadığı yönündeki yaklaşımını hatırlatarak, meselenin seçim iradesi ve sandık ise çözümün de yeniden sandık olması gerektiğini savundu.
Uzun, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Ben burada bir tarafı savunmuyorum, demokrasiyi savunuyorum. Hukuk, siyasi iradenin yerine geçmeye başladığı anda milletin sandığa olan güveni sarsılır. Nasıl ki burada bir zamanlar yaşayan kurum kültürü vardı ve bugün geriye enkaz kaldıysa, demokrasiye olan güven korunmazsa geriye sadece tartışmalar kalır. Demokrasi mahkeme salonlarında kurulmaz, demokrasi sandıkta kurulur. Milletin iradesinin hakemi yine millettir. Rabbim ülkemizi korusun, Rabbim milletimizi korusun.”