Bugun...



Başkan Uğur: Beyaz Önlük Altında Borç Dosyası Taşınmamalı - GÜNDEM - İnternetin Ajansı

Genel Sağlık-İş Genel Başkanı Dr. Derya Uğur, sağlık çalışanlarının yaşadığı ekonomik sıkıntının yalnızca maaş artışları üzerinden değil, borçluluk, kredi kartı kullanımı, kira ve temel yaşam giderleri üzerinden de değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

facebook-paylas
Tarih: 13-10-2026 14:50

Başkan Uğur: Beyaz Önlük Altında Borç Dosyası Taşınmamalı - GÜNDEM - İnternetin Ajansı

Uğur, “Hastanın karşısında gördüğünüz sağlık çalışanının cebinde stetoskopu, zihninde ise ay sonunda ödenecek kredi kartı, kira ve mutfak hesabı varsa burada yalnızca ücret değil, yaşam standardı sorunu vardır. Beyaz önlük altında borç dosyası taşınmamalıdır.” dedi.

 

MAAŞI DEĞİL MAAŞTAN GERİYE KALANI KONUŞALIM

 

Sağlık emekçilerinin ekonomik durumunu yalnızca aylık ücret üzerinden zorunlu giderler çıktıktan sonra çalışanın elinde kalan üzerinden dikkate alınması gerekmektedir.

 

Uğur şunları söyledi: “Maaştan önce kirayı çıkarın. Ardından elektrik, su, doğal gaz, ulaşım, mutfak ve çocuğun eğitim giderlerini çıkarın. Varsa kredi ve kredi kartı ödemelerini de çıkarın. Sonra sağlık çalışanının elinde ayın geri kalanını geçirmek için ne kaldığına bakalım. Gerçek alım gücü tartışması burada başlar.”

 

TÜRKİYE’DE HANEHALKI BORCU YENİ BİR EŞİĞİ AŞTI

 

Sağlık çalışanlarının borçluluk sorununu Türkiye’deki genel ekonomik tablodan ayrı değerlendirmenin mümkün olmadığını belirten Uğur, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun haftalık verilerinde bireysel kredi kartı bakiyelerinin trilyonlarca liralık büyüklüğe ulaşmasının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

 

Uğur, “Burada tek başına rakamın büyüklüğünden çok, kredi kartının insanların günlük yaşamındaki yerine bakmalıyız. Kart marketten giyime, eğitimden temel ihtiyaçlara kadar hayatın içerisine girmiş durumda. Sağlık çalışanlarının bu borçluluk tablosundaki durumunu ayrıca ölçmeliyiz.” ifadelerini kullandı.

 

SAĞLIK EMEKÇİSİNİN BORÇLULUK HARİTASI ÇIKARILSIN

 

Sağlık çalışanlarının ekonomik koşullarını ortaya koyacak ulusal ölçekte kapsamlı bir araştırma yapılması çağrısında bulunan Uğur, yalnızca ücretlerin değil borçların da ölçülmesini önerdi.

 

Uğur, “Kaç sağlık çalışanının kredi kartı borcu var? Kaçı yalnızca asgari ödeme yapabiliyor? Kaçı ihtiyaç kredisi kullanıyor? Kaçının aylık gelirinin önemli bölümü kiraya gidiyor? Kaçı ekonomik nedenlerle ailesiyle yaşamaya devam ediyor veya ev arkadaşlığı yapmak zorunda kalıyor? Bunları bilmiyorsak sağlık emekçisinin gerçek ekonomik fotoğrafını bilmiyoruz.” dedi.

 

KİRA SAĞLIK ÇALIŞANININ MAAŞINI ŞEHRE GÖRE DEĞİŞTİRİYOR

 

Özellikle büyükşehirlerde barınma maliyetlerinin sağlık çalışanlarının bütçesinde çok büyük pay oluşturabildiğini belirten Uğur, kamu personelinin yaşam maliyetinin görev yaptığı kente göre ciddi biçimde değişebildiğine dikkat çekti. Bu nedenle kamu çalışanlarına kira desteğinin çalıştığı ilin durumuna göre yapılması gerektiği vurgusunu tekrar dile getirdi.

 

 

MUTFAKTAKİ ENFLASYON HASTANE KORİDORUNA KADAR GELİYOR

 

Gıda fiyatlarındaki artışın bütün çalışanlar gibi sağlık emekçilerinin de günlük yaşamını doğrudan etkilediğini belirten Uğur, ücretlerin satın alma gücünün temel tüketim maddeleri üzerinden de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

 

BORÇ STRESİ HASTANE KAPISINDA BIRAKILAMIYOR

 

Ekonomik kaygının çalışanların psikolojik ve sosyal yaşamını da etkileyebileceğini belirten Uğur, sağlık emekçilerinden iş yerine geldikleri anda bütün yaşam sorunlarını unutmalarını beklemenin gerçekçi olmadığını söyledi.

 

Uğur, “Sabah kredi kartının son ödeme tarihini düşünen bir insan hastanenin kapısından girdiğinde hafızasını sıfırlamıyor. Ev sahibinin kira artışını, çocuğunun okul giderini veya ödeyemediği borcunu zihninden tamamen çıkaramıyor. İnsan hayatıyla çalışan meslek gruplarının ekonomik güvenliğini sağlamak, sağlık hizmetinin niteliğini korumanın da parçalarından biridir.” dedi.

 

BORCU NÖBETLE KAPATMA DÖNGÜSÜ KIRILMALI

 

Sağlık çalışanlarının borçlarını karşılayabilmek için daha fazla nöbet tutmak zorunda bırakılmamaları gerektiğini belirten Uğur, temel ücretlerin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

 

Uğur, “Kredi kartı borcunu kapatmak için nöbet, nöbetten doğan yorgunluğa rağmen bir nöbet daha… Böyle bir döngü oluşmasına izin verilmemelidir. Sağlık emekçisinin temel ücreti insanca yaşamaya yetecek düzeyde en düşüğü yoksulluk sınırının üzerinde olmak üzere kademeli artış ile ödenmelidir. Fazla çalışma geçinmenin şartı haline gelmemelidir.” diye konuştu.

 

UĞUR: SAĞLIK ÇALIŞANININ EKONOMİK NABZINI DA ÖLÇELİM

 

Sağlık çalışanlarının ekonomik durumunun düzenli ve ölçülebilir göstergelerle takip edilmesi çağrısında bulunan Uğur, sözlerini şöyle tamamladı:

 

“Hastanın tansiyonunu, nabzını, ateşini ölçüyoruz. Gelin sağlık sistemini ayakta tutan insanların ekonomik nabzını da ölçelim. Sağlık çalışanının gelirinin ne kadarı kiraya gidiyor? Kredi kartı borcu ne kadar? Temel ihtiyaçlarını borçlanmadan karşılayabiliyor mu? Çocuğunun eğitim giderini ödeyebiliyor mu? Ay sonunu getirebilmek için kaç saat fazla çalışıyor? Bu soruların cevabını görmeden ‘Sağlık çalışanının ekonomik koşulları iyileşti’ diyemeyiz. Beyaz önlüğün cebinde kredi kartı ekstresi, zihninde kira günü olmamalıdır. Sağlık emekçisinin emeği borçlanmadan, fazla mesaiye mecbur kalmadan insanca yaşayabileceği bir ücretle karşılanmalıdır.”




Kaynak: 22haber.com.tr




Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Fethiye Belediyesi'nin Çalışmalarını Beğeniyormuşsunuz?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI