|
Tweet |
Bereketli avın sevindirici olduğunu belirten Coşkun, “Balığımız Gelibolu’dan çıkıyorsa katma değerinin daha büyük bölümü de Gelibolu’da kalmalıdır. İlçemiz balıkçılıkta yalnızca avlanan değil, işleyen, paketleyen ve markalaştıran bir merkez haline gelmelidir” dedi.
BALIK GELİBOLU’DA DEĞER KAZANMALI
Avlanan sardalyaların farklı illerdeki hallere gönderilmesinin sektörün ticari yapısının doğal bir parçası olduğunu ifade eden Coşkun, Gelibolu’nun deniz ürünlerini daha yüksek katma değerle ekonomiye kazandırabilecek altyapıya sahip olması gerektiğini söyledi.
Coşkun şunları söyledi:
“1.500 kasa sardalyanın tek seferde avlanması denizlerimizin ve balıkçılık sektörümüzün ekonomik değerini bir kez daha gösteriyor. Biz istiyoruz ki Gelibolu bu değerden mümkün olan en yüksek payı alsın. Balığı yalnızca avlayıp göndermek yerine burada işleyelim, paketleyelim, depolayalım ve Gelibolu markasıyla pazara sunalım.”
SOĞUK ZİNCİR VE İŞLEME ALTYAPISI GÜÇLENMELİ
Balıkçılık sektöründe ürünün değerini koruyabilmesi için soğuk zincir, depolama, işleme ve lojistik altyapısının kritik olduğunu vurgulayan Coşkun, bu alanlarda yapılacak yatırımların yeni istihdam oluşturacağını belirtti.
“Balıkçı denize açıldığında yalnızca kendisi için değil, arkasındaki büyük bir ekonomik zincir için çalışıyor. İşleme tesisinden nakliyeciye, esnaftan restoranlara kadar geniş bir ekonomi oluşuyor. Doğru yatırımlarla bu zincirin daha büyük bölümünü Gelibolu’da tutabiliriz.”
BALIKÇI KAZANSIN, GELİBOLU KAZANSIN
Denizlerdeki üretimin sürdürülebilirliğinin de korunması gerektiğini vurgulayan Coşkun, sözlerini şöyle tamamladı:
“Balıkçımızın emeğini korurken denizlerimizin geleceğini de korumak zorundayız. Sürdürülebilir avcılık, güçlü kooperatifler, modern soğuk zincir ve işleme altyapısıyla Gelibolu deniz ürünlerinde önemli bir marka olabilir. Balıkçımız kazansın, esnafımız kazansın, gençlerimize yeni iş alanları açılsın ve Gelibolu kazansın. Bunun için balıkçılık sektörümüz güçlendirilmelidir.”