|
Tweet |
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Türkiye Büyük Millet Meclisinde bütçe görüşmeleri sırasında yaptığı konuşmada, Meclis Başkanı Mustafa Şentop’u eleştirerek, “Meclisin itibarını 5 milyar 840 milyon bütçeyle koruyamazsınız, koruyamadınız” dedi.
CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül partisi adına TBMM’de söz aldı. Cumhurbaşkanı hükümet sisteminin yasama ve yargıyı saraya bağladığını ifade eden Milletvekili Bülbül, “Yasamanın etkinliği kalmadı. Artık burada bir dakika almak için milletvekilleri artık düğmelere basmaktan başka bir şey yapamıyor. Yani bir meclisin etkinliği, bir meclisin yasamayı kullanması ve denetleme görevini kullanması çok önemli. İç tüzüğe bakıyoruz, parlamento, konuşulan yer, meşveret yapılan yer anlamında. Parlamento, İtalyanca'da konuşulan yerden çıkmış, artık saraydan gelen kanunların virgülüne kadar komisyonlardan geçip onaylandığı yer hâline gelmiş” dedi.
BÜTÇENİN VATANDAŞA YARAMASI LAZIM
5 milyar 480 milyon lira bütçe ayrıldığını belirten Bülbül, “Şimdi, bu bütçe ne işe yarıyor? Bu bütçenin şuna yaraması lazım: Siz vatandaşın lehine yasa yapacaksınız; vatandaştan alınan vergileri, bütçeyi denetleyeceksiniz. İki görev verilmiş Meclise. Biz ne yapıyoruz? Anayasa'nın 98'inci maddesinde olan görevimizi yani bilgi edinme ve denetim yollarını ikiye ayırmışız; yazılı soru sorma ve bununla birlikte ne yapmışız, soru önergesi vermişiz. Şimdi, bu yazılı soru sorma önergelerinin sonucuna bakıyoruz arkadaşlar. Dün Cumhurbaşkanı Yardımcısı yüzde 80'lerden, yüzde 90'lardan bahsediyor. Bakınız arkadaşlar, 27'nci dönemde 72 bin 373 yazılı soru önergesinin 10 bin 199'u yanıtlanmış, 26 bin 382 soru önergesi cevaplanmamış. Adalet Bakanı burada. Sayın Adalet Bakanım, siz hukukçusunuz, milletvekillerinin bu yıl size verdiği 2 bin 253 önergeden 3'ünü süresinde yanıtlamışsınız, 139'unu ise daha sonra, süresi geçtikten sonra yanıtlamışsınız. Yani soru önergelerini cevaplandırma konusundaki başarınız yüzde 6. Böyle mi yasama? Böyle mi yasamaya saygı duyulacak? Adalet Bakanı tarafından duyulmayan saygıyı nerede arayacağız arkadaşlar? Çünkü bakanlardan hesap soran meclis değil ki, bakanlardan hesap soran saraydaki. Bakanlar saraya bağlı, sorumlulukları saraya bağlı. Adalet Bakanlığının 98'inci maddeye aykırı olduğu, ihlal ettiği bir ülkede demokrasi olabilir mi, hukuk devleti olabilir mi, yasamanın etkinliği olabilir mi? Olamaz. Kuvvetler ayrılığını da bitirdiniz, yasamayı, yargıyı yürütemeye bağladınız.” diye konuştu.
Bülbül, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Diğer denetim yolu, Sayıştay’ın meclise sunduğu denetim raporları. Ya, bu denetim raporları çok önemli. Nihai denetimin önündeki ön denetim raporları; bu bundanmış durumda. Nasıl budanmış durumda? Sayıştay’ın Meclise sunduğu denetim raporlarının en sonunda çok önemli bir ek tablo var. Bu tablonun başlığı, önceki yıl ve yıllar Sayıştay denetim raporuna ilişkin izleme tablosu. Bu tablo ve önceki yıl bulgularının çözülüp çözülmediği bilgisi artık yayınlanmıyor arkadaşlar, yok ya da eksik yayınlanıyor. Bunun anlamı ne? Türkiye Büyük Millet Meclisi adına bütçe harcamalarını denetleyen Sayıştayın yetkileri yani bizim Meclisin yetkileri yürütme tarafından gasbediliyor arkadaşlar; yazıklar olsun. Şimdi biz ne yapacağız? Gidip de tek tek bakanlıkları mı dolaşacağız milletvekilleri olarak yani biz Sayıştay’a sırtımızı dayayarak bütçe konusunda denetim yapamayacaksak ne yapacağız?”
BÖYLE TALİMATLER VEREN MECLİS BAŞKANI MI OLUR?
Avusturalyalı mimar Clemens Holzmeister'ın yaptığı bir meclisin içerisinde olduklarını buradaki inşanın felsefesi, ruhu bu meclisin kapılarının halka açık olması gerektiğini o zaman öyle tasarlandığını hatırlatan Bülbül, “Ancak Sayın Meclis Başkanı ne yapmış? Meclisimizin inşasında ve felsefesinde olan bu itibarını kenara bırakmış, Meclisin kapılarını millete, barolara, avukatlara, insan hakları savunucularına, Soma emekçilerine ve Alevi önderlere kapatmış. Ne yapmışlar? Anayasa madde 34 gereği, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını barışçıl bir şekilde yapmak isteyenlere karşı -copla, gazla- meclis önünde polise emir vermişler. Milletvekillerinin arabalarını arayarak ‘İçinde baro başkanı var mı?’ diye talimat veren Millet Meclisi Başkanından Başkan mı olur arkadaşlar?” diye konuştu.
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkını kullanan milletvekillerinin gönderildiğini aktaran Bülbül, “Sayın Meclis Başkanı, o milletvekillerinden özür dileyecek misiniz? Anayasa Mahkemesi ihlal kararı verip de yeniden buraya gelen Sayın Berberoğlu'ndan özür dileyecek misiniz? Meclis Başkanının meclisin ve milletvekilinin itibarını düşünmesi lazım. Ama ne yazık ki İçişleri Bakanlığı önünde basın açıklaması yapan benimle beraber 30 milletvekiline ‘eşkıya güruhu’ diyen, partimizin Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na hakaret eden, komisyonlarda milletvekillerine ‘terörist’ ‘eşkıya’ diyen, ‘10 bin dolar alan milletvekili var.’ diyerek meclisi zan altında bırakan suç işleri bakanına Meclis Başkanı olarak bir şey söylediniz mi? Plan ve Bütçe Komisyonunda milletvekillerinin sorularına cevap vermeyen Merkez Bankası Başkanına ses çıkarmadınız. Sayın Meclis Başkanı, bu meclisin itibarını 5 milyar 840 milyon bütçeyle koruyamazsınız, koruyamadınız. "ifadelerini kullandı.