|
Tweet |
DSP'nin tamamıyla yolundan şaştığını belirten Başkan Aşkar:" Bülent Ecevit'in kemiklerini sızlatanlar elbet hesap verecektir" dedi
Muğla'da gerçekleştirdiği çalışmalarla halkın sevgi ve saygısını kazanan Aşkar, yoluna her ankette yükselişe geçen Genç Parti'yle devam ettiğini açıkladı. Yıllardır emek verdiği DSP'de birçok usulsüzlük yapıldığının altını önemle çizen Başkan Aşkar yapılan haksızlık ve hukuksuzlukları gözler önüne sererek vatandaşlara şu şekilde seslendi:" Bizler Bülent Ecevit'in izinde Önder Aksakal'ın önderliğinde ülkemizi en iyi şekilde temsil etmeye çalışırken aslında resmen kandırıldık. DSP Genel Başkanı Aksakal, hiç kimseye danışmadan ve izin almadan Cumhur İttifakı'na destek vereceğini açıkladı. Bu kararı bizlere sormadan aldı. Bizler Cumhur İttifakı dışında herhangi bir ittifaka girebileceğini söylerken kendisi meclis üyelerine sözde danışarak bizlerin oy çoğunluğunu almadan Cumhur İttifakı'na destek verdiğini resmen açıkladı. 5 milletvekili sözüyle bunu yaptığını belirtti. Meclise girebilmek için bu yolu çizdim dedi. Karaoğlan'ın da bizlerin emeklerini de bir çırpıda sildi. Bir de Ecevit de, Deniz Gezmiş de benim yaptığımı yapardı diyerek hiç olmayacak bir savunmaya girdi. Halbuki her şeyden habersiz olan bizler DSP olarak çalışmalarımıza devam ettik. Seçimlerde vekil adayı olmak için çok çalıştık fakat kimseye sorulmadan böyle bir karar alındı. İşin garibi milletvekilliği için toplanan paralar bizlere geri verilmedi. Bizler ya tek başımıza ya da Cumhur İttifakı dışarısındaki diğer ittifaklara dahil olabileceğimizi belirtirken kendisi çok büyük bir suç işlemiştir. Ecevit'in kemikleri sızlamıştır ama elbet bunun da hesabı sorulacaktır. Halk tarafından da çok büyük tepkiler aldık. Siz nasıl Cumhur İttifakı'nı desteklersiniz dediler herhangi bir açıklama da yapamıyoruz. İşte tam da bu yüzden Genç Parti'ye geçtim. Bizler halktan yanayız. Çiftçimizden, üreticimizden, emekçimizden, işçimizden, ev hanımımızdan ve çocuğumuzdan yanayız.
"LÜTFEN DIŞARI ÇIKMAYIN"
Cem Uzan ve kardeşine yapılan haksızlıktan sonra yani T.C.K'nın 309 maddesine göre YSK ve Cumhurbaşkanının yargılanması gerekiyordu. Anayasa çiğnendi ve Cem Uzan'ın kardeşi siyasetten bir anda uzaklaştırıldı. Bizlerin de milletvekilliği adaylığı resmen yok sayıldı. Ben de aday adayıydım ama bir günde her şeyi değişti. Bizler yılmadık her zaman mecliste olmak istedik ve çalışmalarımızı bu yönde gerçekleştirdik. Halkın nabzını görebiliyoruz. Bakanlar manipülatör davranarak seçimi diğer taraf kazanırsa 15 Temmuz gibi bir darbe olabilir ve benzeri gibi senaryolar üretiyorlar. Fakat bunun yanlış olduğunu 5 yaşındaki çocuk bile gayet iyi öğrenebiliyor. İstanbul seçimleri gibi bir seçimde gerçekleşebilir biz kazandık diyerek bazı oyunlar dönebilir. Ellerinde olan bir YSK var ve sürekli baskı kurmaya çalışan bir hükümet var. Kemal Kılıçdaroğlu'nun da geçtiğimiz gün yayınladığı videoda kendisi belirtti. 14 Mayıs günü lütfen dışarıda kutlama yapmayın dedi. Bu aslında ülkemizin durumunu gayet iyi gözler önüne serebiliyor çünkü kimse şimdiki hükümete güvenemiyor. Bakanların bile söylemleri insanları korkutuyor, güven vermiyor. O yüzden yarınlarımız için 14 Mayıs gecesini bir şölen havasında geçirmek en doğrusu olacaktır." dedi.